Polen

 

Polen, bal arılarının gelişimleri, üremeleri ve kovandaki faaliyetleri sürdürebilmeleri için gerekli bir besindir.

Polenin Kimyasal Özelliği
Bileşiminde insan sağlığı açısından önemli maddeler bulunduran polenin morfolojik ve kimyasal içeriği bitkiden bitkiye farklılıklar göstermektedir. Ortalama olarak polenin, yaklaşık %25’i, en az 18 amino asit içeren, proteindir. Buna ek olarak, polen de çeşitli vitaminler, 28 farklı mineral, 11 enzim ya da koenzim, 14 yağ asidi, 11 karbonhidrat ve hormon bulunmakta olup, kalorisi düşüktür. Polenin, bal arısı larvasının beslenmesi için çok önemli olan B vitaminlerince de zengin (B1, B2, B3, B5, B6) olduğu ve vitamin C, A, E, karotenoidler, folik asit, rutin, biotin, niasin, riboflavin, HGH (insan büyüme hormonu) ve gonadotropin içerdiği de saptanmıştır.

 

Polenin Protein İçeriği
Arılar tarafından toplanan polen yüksek protein içeriği ile karakterizedir. Polendeki protein içeriği %7’den %40’a kadar değişiklik göstermektedir.

Polenin Mineral İçeriği
Arıların mineral ihtiyacı gereksinimleri diğer besinlere olan gereksinimlerine göre daha az bilinmektedir. Ancak polende, genellikle Na, K, Ca, Mg, Cl, P, Fe, Cu, I, Mn, Co, Zn ve Ni gibi mineraller bulunmaktadır ve bal arıları en azından bu minerallerin bazılarını hayati yaşamları için kullanmaktadır. İnsanlar ve diğer omurgalıların beslenmesi için de gerekli olan bu minerallerin, bazı tür böceklerin beslenmesinde de gerekli olduğu gösterilmiştir.

Polenin İnsanlar için Önemi

Polen

Yapılan araştırmalar, polenin proteince zengin, yağ oranı düşük, mineral ve vitaminlerce zengin olduğunu göstermektedir. Günlük 15 g (yaklaşık bir çorba kaşığı) polenin insan vücudu için gerekli minimum amino asit ihtiyacını karşıladığı bildirilmiştir .

Polen, lahana, domates, elma, biftek, tavuk, buğday ve fasulye olmak üzere toplam 7 ürünün besin içeriğiyle karşılaştırılmıştır. Polenin besin değeri karşılaştırılan yiyeceklerin (genellikle domatesin ve lahananın en çok besinsel değere sahip oldukları düşünülmesine rağmen) hemen hepsinden daha yüksek düzeydedir. Protein içeriği bakımından polen 2. sırada olup, tavuk etinden sonra yer almaktadır.  

Araştırmacılar arı poleninin, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, X ışınlarına karşı dirençli kıldığını, antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahip olduğunu, özellikle ciddi hastalıklara neden olan Escherichia coli ve Proteus mikroorganizmalarına karşı belirli bir antibiotik özelliğinin varlığını saptamışlardır.

Polen, ayrıca vücudu gençleştirip, organları ve bezleri uyararak, yaşama direncini yükseltir ve yaşam süresini uzatır. Polenin sürekli olarak alınabilir olması, göze çarpar bir enerji artışına neden olur. Polen, dünya atletleri arasında favori bir besin maddesi olarak tüketilmektedir. Bu durum performans kalitesini yükseltmesi ve sürdürmesi ile ilgilidir. Ayrıca polen alerjisi olan çocukların tedavisinde ve prostat hastalarında da kullanılmaktadır.

Polenin başlıca kullanım alanı bir besin maddesi olarak değerlendirilmesidir. Evcil hayvanların ve laboratuvar böceklerinin yemlerine eklenen polenin büyüme hızını artırdığı, sindirimi kolaylaştırdığı ve daha sağlıklı bir görünüm kazandırdığı ifade edilmiştir.

Polen insanlar tarafından günlük olarak protein, vitamin ve mineral madde gereksinimini karşılamak için doğrudan doğruya kullanılabilmektedir. Çeşitli araştırmacılar tarafından polenin boş mideye, öğünlerden 15–20 dakika önce alınması tavsiye edilmiştir. Yaygın yetişkin dozu günde 3-4 kez yaklaşık 450-580 mg’dır. Ayrıca polen; kekler, haplar, kristal granüller, jeller, şuruplar içine konarak da pazarlanmaktadır. Böylelikle polen kullanılarak elde edilen ürünler hem ülke ekonomisi hem de insan sağlığı açısından oldukça faydalı olmaktadır.