Genel

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (4 Değerlendirme)
Loading...

Siyah Turp ve Bal Kürü

Havalar soğudu ve özellikle çocuklarda öksürük şikayetleri başladı. Tedavi için kimyasal ilaçları kullanmak yerine, doğal kürler kullanmak başlangıç aşamasındaki öksürükler için denenmesi gereken yardımcı tedavilerdir.

     Bir çok bitkisel kür öksürük şikayetinin ortadan kalkması için kullanılmaktadır. Bu yazımızda siyah turp ve bal ile yapılan bir kürden bahsedeceğim.

     İnternette bol miktada yazı olmasına rağmen bunları toparlayıp tek bir sayfada paylaşmaya çalıştım.Önce Siyah turpun faydalarından bahsedelim.

siyah turp

Kara turbun faydaları:

 

  • Bol miktarda B ve C vitamini içerir.
  • Kansere karşı koruyucudur.
  • İçerisinde bulunan yüksek miktarda iyot öksürüğe iyi gelir.
  • Besin değeri yüksektir.
  • Kanı temizler idrar söktürür.
  • Romatizma ve damar sertliğine iyi gelir.
  • Çiğneyerek yemek  diş etlerini güçlendirir.
  • Kan yapıcıdır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Astım hastalarının solunumunu düzenler..
  • Isıtıcı olduğu için solunum yolu hastalıklarına karşı şifa kaynağıdır.
  • Ağrı kesicidir. Lapası ağrı olan yere konursa hafifletir.

 

Kara turp kürünün hazırlanışı:

Turpu koyacağınız bardağın büyüklüğüne dikkat ederek turplarınızı seçiniz. Bardak sayesinde turpun düz durmasını sağlayabilirsiniz. Üst kısmı kapak olacak şekilde kesilir. İçi kenarlarına doğru çok derin olmadan oyulur. Açtığınız oyuk çok derin olmasın.  Aksi takdirde turpun öz suyu az olur. İçini dışını iyice yıkayın ve;

  1. Turpun içine 1 TATLI KAŞIĞI bal konur.
  2. Siyah Turpun kapağı kapatılır.
  3. Turbun öz suyunun iyice çıkması için en az 6 saatin üzerinde beklemesi gerekiyor.
  4. Oda sıcaklığında bekletilir.

siyah turp ve bal

Kara turp ve bal karışımının kullanım şekli:

  • Hastalığın ve öksürüğün şiddetine göre 1-2 hafta arasında kullanılabilir.
  • Sabah aç karnına çıkan ballı turp suyu içirilir.
  • Öksürük şiddetliyse sabah ve akşam içirilir.(Uyku yaptığı söylendiği için uykuya yardımcı olur)
  • İçine salgıladığı ballı özsuyu bir bardağa ya da bir kaseye boşaltarak direk içebilirsiniz
  • Tek seferde ağaşı yukarı 3-4 tatlı kaşığı Siyah Turp suyu çıkıyor. İstenirse bu öz suyu bir bardak edecek şekilde ılık suya ilave ederek içerebilirsiniz.

 

      Aynı turbu 2 sefer kullanabilirsiniz. Bazı kaynaklar turp buruşana kadar kullanabilirsiniz demektedir ama bu sefer çıkan öz suyu azalıyor. Maksimum fayda için 2 sefer yeterlidir.

Kaynak: Ahmet Maranki- Ender Saraç ve İbrahim Saraçoğlu sitelerinden..

UYARI: Bu kür içerisinde bal olduğu için 2 yaşın altındaki çocuklara tavsiye edilmemektedir.

 

Soğuk algınlığı için doğal çözümler. Bal,Polen zengini Nane Limon çayı

Bal nedir?

Bal ve Polen karışımı nasıl yapılır? (Evde arı ekmeği yapımı)

Api Diyet – Arı ürünleri diyeti

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (10 Değerlendirme)
Loading...

Bal ve polen karışımını anlamak için önce polenin öneminden bahsedelim.Yapılan araştırmalar, polenin proteince zengin, yağ oranı düşük, mineral ve vitaminlerce zengin olduğunu göstermektedir. Günlük 15 g (yaklaşık bir çorba kaşığı) polenin insan vücudu için gerekli minimum amino asit ihtiyacını karşıladığı bildirilmiştir .  Protein içeriği bakımından polen 2. sırada olup, tavuk etinden sonra yer almaktadır.  

Polen, dünya atletleri ve sporcular arasında favori bir besin maddesi olarak tüketilmektedir.

Arı ekmeği nedir?

Arı ekmeği, arılar tarafından polenin bir miktar bal ile karıştırıp petek gözlerine depoladığı özel bir üründür. Bu karışım sayesinde polen, bal ile mayalanarak, polenlerin hücre zarlarının çatlaması sağlanır. Böylece polenin sindiriminin kolaylaşması ve daha verimli olması sağlanır.

Peki, poleni  en verimli olarak nasıl tüketebiliriz?

Yapılan araştırmalarda vücudumuz poleni %63,  Arı ekmeğini %79 oranında hazmeder. Dondurucuda taze olarak sakladığımız poleni bir miktar bal ile karıştırarak arıların yaptığı arı ekmeğine yakın bir karışım yapabiliriz.

Dikkat edilecek hususlar

  • Polen taze olmalı
  • Bal yoğunluğu çok fazla olmamalı (Karışım kulak memesi kıvamından biraz daha sert olmalı)
  • karışım hava almayacak şekilde ve oda sıcaklığında muhafaza edilmeli.
  • mayalanmanın tamamlanması için 15 gün beklenmeli.

 

polen
polen

Dondurucudan çıkmış taze polen

 

Polenin üzerine bir miktar bal dökülür

 

Eğer karışım çok katı olursa bir miktar daha bal ekleyiniz

 

Karışım kavanozun kapağına kadar doldurulmalı. Hava almayacak şekilde kapağı kapatılmalı. Yine de mayalanma sürecinde taşma olma ihtimaline karşı kavanozun altına tabak koyun.

 

Bal ve Polen karışımı (arı ekmeği) nasıl hazırlanır?

Vücudumuz taze polenin %63'ünü sindirebilmektedir. Ancak polenin bir miktar bal ile mayalanması ile arı ekmeği yapılabilmektedir. Arı ekmeğini vücudumuz %79 oranında sindirebilmektedir. Böylece polenden daha fazla faydalanabiliriz.

Bal ve Polen ile ilgili doğru bilgilere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz :

Gerçek bal donar mı?

Petek bal mı? Süzme bal mı? karakovan Balı mı?

Arı Poleni nedir?

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (11 Değerlendirme)
Loading...

Özellikle mevsim geçişlerinde vücudumuzun direnci düşer ve halsiz kalırız. Bu yazıda kendi uyguladığım bir yöntemi yazacağım. Ne zaman kendimi halsiz hissetsem bu uygulamayı yaparım ve çoğunlukla ertesi gün kendime gelirim.

Aslında çok özel bir formül değil. Bildiğimiz "Nane Limon" çayı. Tabii ki bu kadar değil. Nane Limon çayına bal ve polen ekliyoruz. Böylece içeceğimiz hem enerji veriyor hem de vitamin ve protein değeri çok yükseliyor.

Ballı Polenli Nane Limon Tarifi:

  1. Ocakta su kaynatılır.
  2. Kaynayan suya bir yemek kaşığı nane ve bir kabuklu limon dilimlenerek eklenir.
  3. Ocak 1 dakika sonra kapatılır ve çayımız demlenmeye bırakılır.
  4. Çayımız el yakmayacak kıvama geldiğinde bardağımıza doldururuz.
  5. Nane limon çayımızın içine bir tatlı kaşığı bal ve bir yemek kaşığı polen konulur.
  6. İyice karıştırdıktan sonra çayımızı tek seferde içeriz.

Biliyoruz ki "bal" karbonhidrat yoğunlukludur ve yüksek enerji kaynağıdır. Polen ise bitkisel içerikli en iyi protein kaynağıdır ve birçok vitamini (özellikle B vitaminleri) içermektedir. Polenin faydalarını daha önceki bir makalemde paylaşmıştım. Bu linkten ulaşabilirsiniz.

Nane limon çayının özellikleri:

Nane limon çayının en önemli faydası soğuk algınlığına iyi gelmesi.
– Daha güçlü hissedersiniz,  zayıflamak için tüketilebilir.
– Sindirimi kolaylaştırır, antiseptiktir.
– Mideyi rahatlatır.
– Yüksek oranda C Vitamini içerir.

Buna bal ve polen eklenince faydası daha da artar.

Ballı polenli Nane Limon Çayını ikişer saat aralıklarla akşamları 2-3 defa içebilirsiniz. Ertesi gün kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

Unutmayın bu içecek bir ilaç değildir. Eğer hastalığınız ağır seyrediyorsa mutlaka bir doktora muayene olunuz.

Ben bu uygulamayı hasta ve yorgun hissettiğim ilk gün yapıyorum ve çoğunlukla ertesi gün daha iyi oluyorum.

 

 

Özellikle kış aylarında insanlarımız nane limon çayını sıklıkla tüketmektedir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (11 Değerlendirme)
Loading...

Arı sütüArıcılığın en zor dallarından birisi arı sütü üretimidir. Sadece üretimi zahmetli değil aynı zamanda kullanılan teknikler açısından bilgi birikimi gerektirir. Hava şartlarına aldırış etmeden her gün kovanları açıp içinden alınan süt çerçevelerinden gram gram arı sütü hasadı yapılır. Ayrıca işi iyi bilen bir ekipte olmazsa olmazlardandır.

Peki bu arı sütü nasıl oluşuyor ve kovandan nasıl alınıyor?

Öncelikle arının yaşam döngüsünü anlatalım.  Kraliçe arı yumurtayı peteğe bıraktıktan 3 gün sonra, bu yumurta larvaya dönüşür. Larva 3 gün arı sütü ile beslenir. Eğer larva işçi arı olarak doğacaksa sonraki günlerde bal ve polenle beslenir fakat bu larva kraliçe arı olarak doğacak ise 6 gün daha arı sütü ile beslenir ve gelişimini tamamladıktan sonra kraliçe arı olarak doğar.

Arıcılar da bu yaşam döngüsünü kullanarak arıların süt üretmelerini sağlarlar. Öncelikle bir kovan kraliçe arısız ve içerisinde hiç larva olmadan hazırlanır. Ardından larva transferi yapılmış süt çerçeveleri bu kovana verilir. Kovanda kraliçe olmadığını bilen genç işçiler, yutak altı bezlerinden salgıladıkları arı sütü ile süt çerçevesindeki larvaları kraliçe yapmak üzere beslemeye başlar. 72 saat sonra artık larvalar arı sütünün içinde yüzmeye başlar. Arıcılar bu süre dolunca larvayı sütün içinden alır ve sütleri hasat ederler.

Peki arı sütü neden önemli?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi kraliçe arı ve işçi arılar aynı larvadan üretilir. Sadece doğana kadarki beslenme rejimleri farklıdır.

İşçi arı : 3 gün arı sütü ve 3 gün bal ve polen ile beslenir ve toplamda 21 günde arı olarak doğar. Ömrü 6 hafta ile 6 ay arasındadır.

Kraliçe arı: 6 gün arı sütü ile beslenir.  Toplamda 16 günde kraliçe arı olarak doğar. Ömrü bazı kaynaklarda 6 yıl olarak belirtilir.

Kraliçe arının yaşam kaynağı olan arı sütünün insan metabolizmasındaki etkisi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesi. Asıl mucizesi ise hücre yenileme özelliği sayesinde vücudun genç ve dinamik olmasını sağlamasıdır. Buna en büyük delil ise; işçi arılar 6 hafta yaşarken sadece arı sütü ile beslenen kraliçe arılar 6-7 yıl arası yaşar. Fiziksel olarak da diğer arıların iki katı kadar bir irilikte ve diğer arılardan iki kat kadar daha ağır olur. Diğer arıların hepsi kısır olmasına rağmen, arı sütüyle beslenen kraliçe arı yeryüzünün en doğurgan canlısı olarak günde kendi ağırlığının 2 katı kadar, 2500 kadar yumurta bırakır.Arı sütü

Arı Sütü Nasıl Tüketilir?
Arı sütü saf olarak kullanılacağı gibi  bal veya sütte çözülerek de tüketilebilir. En yaygın olan balla karıştırılarak tüketilmesidir. Bal hem biraz ekşi olan arı sütünün daha rahat alınmasına yardımcı olur hem de koruyucu özelliğiyle arı sütünün bozulmasını önler.

Arı Sütü Ne Kadar Alınmalı?

Arı sütü saf olarak alınacaksa dil altından alınmalıdır. Bir ölçek arı sütü dil altına alınıp yutulmadan beklenir. 20-30 saniye içerisinde dil altındaki kılcal damarlar vasıtasıyla hemen emilir ve sindirilir. Çocuklar ve kalp ritim bozukluğu olanlar için uzmanından destek alınarak kullanım oranının belirlenmesi gerekir. Aşırı dozda ya da yanlış kullanılan arı sütü alerjiye sebep olabileceği gibi zehirleyebilir. Arı ürünlerine alerjisi olanlar ve bir yaşın altındaki çocuklar kesinlikle kullanmamalıdır. Ayrıca kız çocuklarında kullanımı tavsiye edilmemektedir.

 

Unutulmamalıdır ki, bu doğa mucizesi yalnızca hastalıkta değil hastalıkları önleme, yaşam kalitesini artırma ve sağlıklı yaşam için kullanmak gereklidir.

 

 

 

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (13 Değerlendirme)
Loading...

10-11 Ekim 2016 tarihlerinde , Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından, Konya'da düzenlenen "Yaşamak için arı" konferansında konuşan Alina VARADI'nin yaptığı sunum Api Diyet üzerineydi. Alina VARADI Romanya'da  Apiterapi uzmanı olan bir tıp doktorudur.

O zaman ilk önce Api Terapi'nin anlamını açıklayarak başlayalım. Apiterapi arı ürünlerinin tedavi için kullanılmasıdır. Özellikle uzakdoğuda binlerce yıldır kullanılan apiterapi, artık tüm dünyada yaygınlaşmaktadır. Bir çok ülkede apiterapi merkezleri kurulmuş ve hastalara şifa dağıtmaktadır. Ancak ülkemizde apiterapi ismini yeni yeni duymaya başladık.

Sağlık Bakanlığı'nın destekleyici ve tamamlayıcı tıp uygulamaları kapsamında onay verdiği arı ürünleri, hem hastalık önleyici hem de tedaviyi tamamlayıcı nitelikte. Üniversitelerimiz bu alanda çalışamalar yapmakta.

Bu seminerde, Api Diyetin özellikle vejeteryan besin piramidi ile bağlantılı olduğu ve sağlıklı yaşam için bu piramide uymak gerektiği belirtiliyordu.

Vejeteryan Besin Piramidi

Aşağıda yazılan bilgiler ilgili seminerden alınan bilgilerden oluşmaktadır

  • Besin piramidinin zeminindeki gıdalar en çok tüketilmesi gerekenler. Piramidin üstüne çıktıkça gördüğümüz besinleri daha az tüketmeliyiz.
  • Sağlıklı yaşamda olumlu düşünce tarzının benimsenmesi gerekir.
  • Obezite, Hipertansiyon, Diyabet ve Erken yaşlanma gibi birçok hastalığın günlük fiziksel aktivite ile ters orantısı vardır Fiziksel aktiviteleriniz artırdıkça bu hastalıkların görülme sıklığı azalacaktır.
  • Günlük yeteri miktarda su tüketilmeli. Hastalandığınızda su tüketimini artırın.
  • Doğru nefes alma teknikleri kullanılmalı.

VÜCUDUN YİYECEK ÇEVRİMİ

Günü üçe bölersek. Birinci bölüm Beslenme, ikinci bölüm Sindirim ve üçüncü bölüm Boşaltımdır.

Günün 3 evresi

  1.  12:00-20:00 besin alma ve hazmetme
  2.  20:00-04:00 besinlerin emilimi gerçekleşir. Karaciğer toksinleri temizler. Eğer karaciğer yetersiz kalırsa diğer organlardan yardım alır. Sabah kalkınca odanın kokusu ağırlaşır ve kokar. Bu vücudun toksinleri atmasıyla olur.
  3.  04:00- 12:00  Arı ürünleri ile beslenme.

Sabah Beslenmesi: Saat 11:00'a kadar

  • Polen ve arı ekmeği vücudu temizleyen en iyi besinlerdir. Çok miktarda protein içerirler. Bütün arı ürünleri vücudun temizlenmesini sağlıyor.
  • Maydonoz suyu içilebilir (klorofil içerir) .
  • Taze sıkılmış meyve suyu
  • Fındık ve uyandırılmış tohumlar(mesela kavurulmamış bademi suya koyup bir gece bekletilir)
  • Saat 11 de bir tane meyve veya meyve suyu

Öğleden Sonra

Yarım pişmiş yada kaynatılmış sebzeler tüketin.

  • Soda sağlık için iyi değil.
  • Kanserli hastaların ve yaşlıların özellikle inek sütünden yapılan ürünlerden kaçınması gerekiyor.
  • Beyaz un ve rafine ürünlerden kaçınılmalı.
  • Sakız çiğnemeyin.
  • Şeker yerine bal kullanın
  • İçeriğinde kimyasal olan ürünleri tükeymeyin
  • Su tükeyin. Hastaysanız her 20kg için 1 lt. hasta değilseniz daha az
  • Bal ve kutulmuş meyve tüketin.
  • Dünyada içinde enzim olan tek tatlı baldır.
  • Bal yüksek enerji besinidir.

Alerjik reaksiyonunuz varsa bir miktar balı suya koyun ve için.

POLEN ve ARI EKMEĞİ

  • Taze polen tüketin
  • Polen demir, kalsium ve magnezyum açısından zengindir.
  • C26 tipi kolon kanserinde polen koruyucu ve tedavi edici olarak etkisi saptanmıştır. Sürekli polen yiyen insanların kanser olma ihtimali çok düşük.
  • Mineral eksikliği olan insanlar polen kullanmalıdır.

Polenin içindeki elementler:

potasyum: hücrelerdeki toksinleri dışarı aymak için kullanılır

fosfor

magnezyum

kalsiyum

çinko,demir,manganez,bakır,selenyum

  • Dondurulmuş taze Polen ve arı ekmeğinin protein oranı %20-26 iken

Hazmedebilme dereceleri: polen: %63 Arı ekmeği:%79

 

Yapılan araştırmanın sonucu: Arı ürünleri tüketimi genç kalma süresini uzatır.

 

ARI SÜTÜ

  • 10HDA dünyada sadee arısütünde vardır
  • 10hda  değerleri 1,4 ile 3,08 arasında değişmektedir.
  • Depresyondaki insanlar arı sütü kullanınca çok hızlı tedavi oluyorlar. Tüm depresyon çeşitlerinde tedavi edicidir.

OBEZİTE'YE KARŞI ARI ÜRÜNLERİNİN KULLANIMI

Kahvaltı

  • 1-2 çorba kaşığı dondurulmuş polen (zamanla 3 çorba kaşığına çıkarın)
  • Yarım limonun suyu
  • 1 çay kaşığı bal
  • 400ml su
  • 3 damla esansiyel greyfurt veya limon yağı

Yukarıdaki malzemeleri karıştırıp için

Saat 11:00

Bir meyve yada taze sıkılmış meyvesuyu.

13:00-14:00 arası Öğle Yemeği

Basit yemekler pişirin. Sadece 1 tabak ! (Tahıl ve baklagiller en iyi seçeneklerdir)

Salata veya pişmemiş yiyecekler öğünün %50'sini oluşturmalı.

17:00

Suda bekletilmiş kavrulmamış badem. ( Çiğ tohumlar (ceviz,badem,fındık) bir gece suda bekletildiğinde, bu tohumlar uyanıyor ve vücudun sindirmesi daha kolay oluyor.

Akşam yemeği 20:00'a kadar

Gluten, süt ve et içermeyen yiyecekler.

Tercihen kırılmamış tohumlar.

Yeşil yapraklılardan oluşan bir salata veya kök sebzelerden rendeleyerek tüketin.

Günde Her 20 kg ağırlık için 1 lt su tüketmeyi unutmayın...

 

 

 

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (5 Değerlendirme)
Loading...

       2011 yılında iki kovan ile hobi arıcılığı yapmaya başladım. Bu süreçte arıları ve arı ürünleri daha iyi tanımaya başladım. Zaman içerisinde arılığımdaki kovan sayısı arttı ve ihtiyacımızın üzerinde ürün almaya başladım.

Kovanlarımdan elde ettiğim doğal ve katkısız arı ürünlerini, başta ailem olmak üzere, genellikle yakın çevreme veriyorum.

İnternet üzerinden veya sosyal medya aracılığı ile bana ulaşan bazı tüketicilerden zaman zaman "balında şeker var mı?" şeklinde sorular alıyorum. Hatta bal almak isteyen birçok dostumun, tv'lerde yapılan sahte bal reklamlarından etkilenerek bal tüketiminde tereddüte düştüklerini gözlemliyorum.  Malesef ülkemizde şifa kaynağı olarak tüketilen "BAL" sahtecilikle anılır oldu.

     Halbuki, ürettiği balın büyük kısmını arkadaşlarına ve tanıdıklarına veren bir üretici, ürünlerinin kalitesini düşürmek ve kendisine duyulan güveni kaybetmek istemez. Aksine akıllı bir üretici her zaman doğal ve katkısız üretimin arayışı içinde olmalıdır.

 

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (12 Değerlendirme)
Loading...

 

seker_balTatlıya tutkuyla bağlı olanlar için, bu keyiften mahrum kalmak ne kadar büyük bir kayıptır. Fazlası zarar olsa da, tatlıların her birinin insanın içini aydınlatacak küçük mutluluklara dönüşebilme imkanı vardır. 

Bence bunu küçümsememek gerekir. Hele söz konusu olan, bir de üstelik sağlığa yararları pek çok kereler kanıtlanmış, doğal bir ürünse… Bal ise, örneğin!

 

Binlerce yıldır kendi başına bir gıda olarak yenmekle kalmayıp insanoğlunun bildiği tek tatlandırıcı olarak başka yiyeceklere de malzeme olan bal, bildiğimiz yazılı tarihten çok önce kullanıldığı halde, gerçek kaynağı ve bileşimi hep bir gizem olarak kalmış; hatta günümüzde bile, birçok bilimsel araştırmadan sonra içeriğinin hâlâ kesin bilinmeyen birçok boyutu var. Geleneksel Türk mutfağına baktığımız zaman tatlıların bir kısmında bal kullanıldığını görüyoruz.

Çiçek ballarının, farklı çiçeklerin kendilerine özgü kokularıyla değişen ama genelde yoğun parfümlü kokuları ve nispeten koyu bir renkleri oluyor. Genel bir kural olarak, rengi koyu olan balların tadı da daha belirgin, baskın, kokuları da daha çok diyebiliriz.

Aslında, balın bileşimindeki şekerin dengesi de, balın fiziki özelliklerini oluşturan etkenlerden. Çünkü balın içerisindeki kristalizasyonun derecesi, bu dengenin farklı durumlarına göre değişiyor ve bazı ballar tamamen şeffafken, bazılarındaki şekerin kristalizasyon düzeyi daha yüksek olduğu için, en ufak bir ısı veya ışık değişikliğinde, halk arasında “şekerlenmiş” denilen tipte, daha katı granüllü, daha opak renkteki bal ortaya çıkıyor. Genel kanının tersine, bu durum, balın kalitesinde asla bir olumsuzluk anlamına gelmez ve balın hafifçe ısıtılmasıyla, şeker kristallerinin yapısı normale döneceğinden, bal da tekrar daha sıvı ve şeffaf haline geri döner.

krem-balÖrneğin Avarupa’da, normal şeffaf bala ve petekli bala ilaveten, “çırpılmış” veya “kremleştirilmiş” adı altında, kristalize olmuş balı da satın almak mümkün. Hatta bu tür bal ekmeğin üzerine daha kolay sürüldüğü için, tercih bile ediliyor. Ama eğer sizin için balın şeffaflığı önemliyse, en iyisi, balınızı normal oda sıcaklığında muhafaza ederek, ısı farklarından korumak. Böylece, balın kristalleşmesine engel olmak daha kolay olur. Zaten içerisinde antiseptik özellikler taşıyan maddeler de bulunduğundan, buzdolabına konmasına hiç gerek yoktur balın.

Konuyla ilgili olarak donan veya kristalleşen ballar ile ilgili doğru bilgilere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz :

Gerçek bal donar mı?

Petek bal mı? Süzme bal mı? karakovan Balı mı?

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (16 Değerlendirme)
Loading...

 

Yellow honeycomb wax cell detail slice on white plate

Hangi balın tercih edileceği sorusu, arıcıların en çok karşılaştığı sorulardan biridir.  Türkiye, petek bal tüketiminin süzme bala oranla daha fazla olduğu dünyadaki ender ülkelerdendir. Petek bal artık damak tadımız olmuş ve vazgeçilmesi zor gibi görünüyor. Tüketicilerimizin bu alışkanlığı, belki de petek balın sahteciliğe maruz kalmayacağı düşüncesinden kaynaklanıyor.

Arıcılığa başladıktan sonra petek bal yerine süzme bal tüketmeyi daha çok tercih ediyorum. Peteği oluşturan balmumunun süngerimsi bir yapıya sahiptir. Balmumu kovan içindeki ve atmosferdeki maddeleri bu yapısından dolayı emerek bünyesine alabilir. Yapılan analizler gösteriyor ki, peteğin bünyesindeki bu yabancı maddeler, içerisinde bulunan bala karışmamaktadır.

Petek balda bulunan balmumu vücut tarafından sindirilemez. Vücuda herhangi bir katkısı yoktur. Yani besin olarak değeri olmayan balmumuna boş yere para vermekteyiz.

 Süzme bal tüketmek daha sağlıklıdır.

Karakovan balı?

karakovan

Tüketiciler karakovan balının, arıcı tarafından müdahale edilmeden tamamen doğal olarak üretildiğini düşünmekte ve bu yüzden tercih etmektedir. Ancak içindeki balın, süzme veya petek baldan farklı olmadığını bilmemiz lazım. Sonuçta arı çiçekten getirdiği nektarı peteğe koyuyor.

 

 

Peki ne yapacağız?

Bal alırken, önceliğimi market raflarından almak yerine üreticiye doğrudan ulaşmak olmalıdır. Bunun sebebi market ballarının kötü yada sahte olması değildir.

Burada raflarda bulunan ucuz ve kalitesiz balları kastetmiyorum. Güvenilir marka olarak bilinen ticari ballardan bahsediyorum. Market raflarındaki ürünlere dikkat ederseniz aynı markanın tüm ürünleri hep aynı kıvam, renk ve aromadadır.

Bu değerleri sağlamak için ayçiçeği, pamuk ve çiçek ballarını bir oran dahilinde harmanlayıp sabit aromaya sahip bir ürün ortaya koyuyorlar. Bunun kötü olduğu kanısında değilim. Çünkü arı da çiçeklerden aldığı balları petek gözlerinde karıştırarak harmanlıyor.

Birçok bal firmasının paketleme esnasında pastörizasyon için ısıl işlem uyguladığını biliyoruz. Bu da balın bazı değerlerinin kaybolmasına neden oluyor.

Bal firmaları paketleme esnasında polen filtreleme işlemi de yapmaktalar. Bunun sebebi raflarda kristalize olmuş balların albenisi olmamasıdır. Kristalizasyonu engellemek için polen filtreleme ve pastörizasyon işlemi yapılıyor. Böylece raflarda aylarca kalan bal kavanozları donmadan aynı kıvamda kalabiliyorlar.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, eğer temiz ve güvenilir üretim yaptığını düşündüğünüz arıcılara ulaşabiliyorsanız mutlaka balınızı onlardan temin ediniz.

 

Burada dikkat edilecek hususlardan birisi de, Balın güneş ışığına maruz kalmamasıdır. Ballarımızı serin ve ışık almayan ortamlarda muhafaza edelim.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (6 Değerlendirme)
Loading...

 

acorn       Bölgemizde meşe ağaçları yoğun bir şekilde bulunmaktadır. Yüksek dereceli biyolojik aktiviteye sahip meşe balı, antioksidan, radikal giderici ve antimikrobiyal özellikleri bakımından zengindir.

Meşe balı fenolik bileşenleri yönünden zengindir.

Fenolik bileşen:  Bitkilerin metabolizmalarında bulunan ve bitkileri zararlılardan koruyan madde. Bitkiler fenolik bileşenleri kendileri oluştururlar. Fenolik bileşenler antimikrobiyal ve antioksidan etkiye sahiptirler.

 

Meşe balının faydaları

  1. 20160824_124220Meşe balı vücudun savunma sistemini güçlendirir. Bu yönüyle diğer ballardan daha güçlüdür.
  2. Meşe balı diğer ballardan 5 kat daha fazla antioksidan barındırır, böylece vücudunuzu tüm zararlardan koruyacaktır
  3. Meşe balı yüksek düzeyde doğal antibiyotik etkisi ile vücudunuzu viral etkilerden korur
  4. Meşe balı yaraları, cilt yanıklarını iyileştirmede hızlandırıcı etkiye sahiptir.
  5. Meşe balı sindirim sistemini düzenleyici etki gösterir.

Bilimsel Açıklamalar:

KTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kolaylı, "Meşe balı, fenolik bileşenleri yönünden zengin olup, 5 kat daha fazla antioksidan karaktere sahiptir" dedi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevgi Kolaylı, meşe balının fenolik bileşenleri yönünden zengin olduğunu belirterek, "5 kat daha fazla antioksidan karaktere sahiptir. Bu da demek oluyor ki meşe balının vücudun savunma sistemini kuvvetlendirici etkisi yüksektir" dedi.

Kolaylı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, meşe ağaçlarının salgısından elde edilen ürünün, bilimsel çalışmalarla biyolojik değerini gün yüzüne çıkarttıklarını söyledi.

Ürünün değerlerinin emsallerine göre yüksek olduğunu ifade eden Kolaylı, "Yaptığımız araştırmada bu balın çok kıymetli olduğunu tespit ettik. Meşe balı, fenolik bileşenleri yönünden zengin olup, 5 kat daha fazla antioksidan karaktere sahiptir. Bu da demek oluyor ki meşe balının vücudun savunma sistemini kuvvetlendirici etkisi yüksektir" diye konuştu.

Kolaylı, meşe ormanları oluşturulması gerektiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin değişik yörelerine ait balları bilimsel olarak inceleyip değerlerini tespit ediyoruz. Meşe balının sağladığı faydalara rağmen üretiminin sınırlı olduğunu, üreticilerin ve tüketicilerin bunları yeterince bilmediğini düşünüyoruz. Bu konuda Orman ve Su İşleri Bakanlığının da katkılarıyla meşe ormanları oluşturulması, yetiştiricilere bu türün tanıtılması oldukça yararlı sonuçlar doğuracaktır. Ülke olarak bu konunun üzerine ciddi manada eğilmemiz gerekiyor çünkü zengin bir bitki örtümüz, doğal hazinemiz var."

"Arı ürünleri bilinçli tüketildiğinde şifa kaynağı"

Türkiye'nin farklı bölgelerinde üretilen bal, polen, arı sütü gibi ürünlerin bilinçli tüketildiğinde şifa kaynağı olduklarını vurgulayan Kolaylı, "Arı ürünleri, bilinçli tüketildiği takdirde birer şifa kaynağıdır, vücudun savunma mekanizmasını doğal olarak güçlendirir" değerlendirmesinde bulundu.

"Arı ürünleri, insan sağlığı için doğal koruyucu kalkan” diyen Kolaylı, "Bal, enerji verir, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Solunum yolu enfeksiyonları, mide rahatsızlıkları, yara ve yanıklar, en önemlisi de kanser hücrelerinin oluşumuna karşı bu ürünler doğal birer güvenlik duvarıdır" ifadesini kulandı.

Konuyla ilgili olarak donan veya kristalleşen ballar ile ilgili doğru bilgilere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz :

Gerçek bal donar mı?

Petek bal mı? Süzme bal mı? karakovan Balı mı?

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (28 Değerlendirme)
Loading...

ORGANİK ve DOĞAL BAL ZAMANLA KRİSTALİZE OLUR VE DONAR:

20160823_124542

Resimde gördüğünüz bal, 2015 yılında ürettiğim doğal çiçek balıdır. Hasat edildikten 3 ay sonra fotoğraftaki gibi dondu. Biz balımızı ailece bu şekilde tükettik. Hiçbir ısıl işleme tutmadan doğal haliyle...

Fotoğraftaki bal şekerli mi? Sahte mi?

O dönemlerde bal hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığım için, balın donduğunu görünce ailece garipsedik.  Halbuki biz bu balı kendi kovanlarımızdan almıştık. Üretim aşamasında arılarımıza herhangi bir besin vermemiştik. Yani doğal olarak ürettiğimiz bir baldı.

Arıcılıkla uğraşan arkadaşlarıma ve forum sitelerindeki konu uzmanlarına sebebini sorduğumda, bunun doğal bir sonuç olduğunu ve endişelenecek bir durum olmadığını öğrendim.

Neden donan balların sahte olabileceğini düşünüyoruz?

Donan ballar hakkındaki düşüncemin kaynağı daha önce sadece market raflarındaki ballardan tüketmiş olmaktı. Marketlerden aldığım ballar hiç bu şekilde donmazdı ki!

Peki bu balı ne yapacaktım? Bir yanım "sen bu balı tertemiz ürettin. Demek ki  daha önceden aldığın ballar kalitesizmiş ya da sahteymiş " derken, evdeki çocuklar da "bu nasıl bal? biz yemeyiz" diyorlardı.

Bunun üzerine yaptığım araştırmalar sonucunda içerisinde çiçek tozu barındıran balların zamanla kendisini korumak için kristalize olacağını öğrendim. Hatta, "balın kristalize olması onun yaşadığının bir göstergesidir" diyen bilim insanlarını okudum.

Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Recep Sıralı’ nın Görüşü:

"Kristalleşen bal sahte baldır" anlayışı yanlıştır. Balın donması gayet doğal bir olaydır. Geçmişten bugüne süregelen tarım politikalarının hem üreticileri hem de tüketicileri yanlış yönlendirdi ve bu nedenle, üreticiyi tüketicinin istediği şekilde üretim yapmaya zorladı.

 Bal ambalajlayan "bazı" firmalar, balın donmaması için yüksek ısıda benmari yöntemiyle veya kendi yöntemlerine göre ısıtıyorlar. Bu şekilde balı katlediyorlar.

Bal bu yöntemle satış reyonlarındaki raflarda ve mutfaklarda tüketicinin istediği şekilde uzun süre şeffaflığını korumaktadır. Balların kristalize ve fermente olmasını önlemek amacıyla bilinçsiz bir şekilde işleme tabi tutularak ısıtılması, bu balların bilimsel anlamda besin değerlerini tamamen yitirmelerine ve bozuk bal olarak kabul edilmelerine neden olmaktadır.

Kristalleşmiş balın ısıtılmasına ait bu bilinen gerçeklerin hemen ardından şunu da belirtmek gerekmektedir. Isıtma gibi her hangi bir işleme tabi tutulmamış ve kristalleşmiş durumdaki her hangi bir bal da hiçbir zaman kaliteli, hilesiz veya şeker ya da glikoz şurubu katkısız bal anlamına gelmez.

       En iyi bal

En iyi bal, herhangi bir işlem görmemiş baldır. Bal işleyen bazı firmalar renginin açık oluşu, ucuz ve bol bulunuşu nedeniyle genellikle ayçiçeği,pamuk veya diğer daha ucuz bazı bal çeşitlerini harmanlayarak, daha büyük hacimdeki glikoz şurubuyla karıştırıp piyasaya sürmektedirler. Glikoz şurubu içeriği fazla olan ve tamamen tüketiciyi aldatmaya yönelik olan bu ürünler de raflarda uzun bekleyebilme özelliği ile tüketicilerin oldukça ilgisini çekmektedir.

20160823_124515

 

ISININ ÖNEMİ:Balın şekerlenme süresi, saklanıldığı yerin ısı derecesi ile yakından ilgilidir.10–18 derece sıcaklığındaki bir yerde saklanan ballar daha çabuk kristalleşir. 26,5 derecenin üzerindeki yerlerde saklanan ballar ise neredeyse hiç kristalize olmazlar.


ÜRETİCİ GÖRÜŞÜ: Görüldüğü gibi balın donması bozulma olmayıp balın elde edildiği bitkisel kaynağa, saklama sıcaklığına göre oluşabilen doğal bir olaydır. Ancak tüketicilerin çoğu kristalize olan (donan) balı hileli bal olarak düşünürler. Bu yanılgı, ülkemizde özellikle süzme bal satın alınırken ortaya çıkmaktadır.

Gerçekte olan, pek çok doğal ve kaliteli balın çok çabuk hatta süzme aşamasından hemen sonra bile donmaya başlayabileceğidir. Balın donması içeriğindeki polen miktarı ve çeşidi ile alakalıdır. Polen içeriği yoğun olan ballar daha çabuk donarken kestane, çam balı gibi salgı balları ise donmazlar.

20160823_124613

Donan yada kristalleşen çiçek balları doğal yani gerçek baldır. Bu durum çiçek balının yaşadığını gösteren çok önemli bir değişimdir.

 

Eğer, "Ben kristalleşmiş(donmuş) bal yiyemiyorum. Balı sıvı olarak tüketmek istiyorum." diyorsanız aşağıdaki şekilde balınızı eritebilirsiniz:

Donmuş ballar 45 derece sıcaklıktaki bir su içinde benmari usulü ile bir süre bırakıldıklarında, yine eski hallerini (akışkanlık, renk ve koku) kolaylıkla almakta, vitamin enzim ve mineral maddelerinden hiçbir kayba uğramamaktadır. 55 derece üstünde ise değerlerinden pek çoğunu kaybetmektedir.

ŞEKERLENMİŞ BAL

Şunu belirtmek isterim. Bu yazımda bahsi geçen ballar doğal olup kristalize olan ballardır. Yoksa hile ile üretilen şeker balları değildir.

Bugüne kadar ürettiği bala hiç şeker bulaşmamış bir üretici olarak, şekerle üretilmiş bir balın nasıl olacağını bilmiyorum.

Balın gerçek olup olmadığını anlamak için çeşitli test yöntemlerinden bahsedilse de bilim insanları analiz yapılmadan balın sahtemi gerçekmi olduğunun tesbitinin münkün olmadığını söylüyorlar.

 

 

Konuyla ilgili olarak donan veya kristalleşen ballar ile ilgili doğru bilgilere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz :

Hakiki bal nasıl anlaşılır?

Petek bal mı? Süzme bal mı? karakovan Balı mı?

bal süzme makineleri için balsuz.com

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (7 Değerlendirme)
Loading...

Arılar propolisi, kovandaki çatlakları doldurmada, kovanların girişini daraltmada ve başka canlıların kovan içine girmesine engel olmak amacıyla kullanılır. Kovana girdikten sonra ölen canlıları propolisle mumyalayarak kovanın içinde hastalık oluşmasını engeller. Propolis kovandaki larvalara, mantar ve bakterilere karşı antibiyotik etki gösterir.

Çok eski çağlarda keşfedilerek, doğal bir antibiyotik olarak kullanılan propolisin mikroorganizmalara karşı olan etkisi temel karakteri olup, ilaç özellikleri nedeniyle eski çağlardan beri insanlar tarafından kullanılmaktadır.  Propolis yaraların tedavisinde ve ağız enfeksiyonunda bir antiseptik olarak kullanılabilmektedir. Günümüzde birçok diş macunu markası ürünlerinde propolis kullandıklarını belirmektedir.

Propolis, reçine şeklindedir. Arıcılar tarafından sezon sonunda kovanlardan kazıma usulü veya propolis toplamak için özel üretilmiş tuzaklar vasıtasıyla hasat edilir. Toplandığı bitkilerin türleri ve çeşitliliğine göre içeriğindeki bileşikler farklılık gösterir. Dolayısıyla propolisin etkisi arıların yaşadığı bölgenin bitki çeşitlerine bağlıdır.

Propolis, insan sağlığı için alınması gereken 22 bileşeni içermesi açısından içinde bulunduğumuz yüzyılda keşfedilen, mükemmel doğal ürün özelliği ile de önem kazanmıştır.

propolisGünümüzde propolisin çeşitli kullanım şekilleri mevcut olup, saf ya da ekstrakt olarak (hidroalkolik veya glikolik), ağız spreyi olarak (melissa, adaçayı ve/veya rosemary ile karıştırılarak), boğaz pastillerinde, kremler ve pudra şeklinde, gargara olarak üretilmekte ve içindeki balmumu alındıktan sonra kullanılmaktadır.

  • Propolis oda sıcaklığında ve ışık görmeyecek ortamda saklanmalıdır.
  • Günlük doz olarak 2gr alınabilir. Eğer Salgın, Enfeksiyon ve hastalık durumları var ise bu miktar artırılabilir. (Doktorunuza danışmanızı tavsiye ederiz)
  • Çocuklarda kullanırken alerjik reaksiyonlara dikkat edilmelidir.
  • Çay bardağında 1 cm kadar suya 5-10 damla propolis damlatılıp gargara yaparak kullanılabilir
  • Bir tutam ekmeğe 5-10 damla propolis ekstraktı damlattıktan sonra çiğneyerek tüketilebilir.

 

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (11 Değerlendirme)
Loading...

polen kavanozuPolen, bal arılarının gelişimleri, üremeleri ve kovandaki faaliyetleri sürdürebilmeleri için gerekli bir besindir.

Arı Poleninin, şekli ve rengi bitki çeşidine göre değişiklik göstermektedir. Renk çeşitliliğinin sarıdan siyaha, mordan maviye, yeşilden kırmızıya birçok renkte ve farklı tonda olduğu gözlenmektedir.

Arı Poleninin Kimyasal Özelliği
Bileşiminde insan sağlığı açısından önemli maddeler polende çeşitli vitaminler, 28 farklı mineral, 11 enzim ya da koenzim, 14 yağ asidi, 11 karbonhidrat ve hormon bulunmakta olup, kalorisi düşüktür. Polenin, bal arısı larvasının beslenmesi için çok önemli olan B vitaminlerince de zengin (B1, B2, B3, B5, B6) olduğu ve vitamin C, A, E, karotenoidler, folik asit, rutin, biotin, niasin, riboflavin, HGH (insan büyüme hormonu) ve gonadotropin içerdiği de saptanmıştır.

*Polen demir, kalsium ve magnezyum açısından zengindir.

Polenin Protein İçeriği
Arılar tarafından toplanan polen yüksek protein içeriği ile karakterizedir. Polendeki protein içeriği %7’den %40’a kadar değişiklik göstermektedir.

arı poleni

Arı poleninin faydaları


Polenin yararları konusunda yapılan araştırmalar, polenin proteince zengin, yağ oranı düşük, mineral ve vitaminlerce zengin olduğunu göstermektedir. Günlük 15 g (yaklaşık bir çorba kaşığı) polenin insan vücudu için gerekli minimum amino asit ihtiyacını karşıladığı bildirilmiştir .

Polen; lahana, domates, elma, biftek, tavuk, buğday ve fasulye olmak üzere toplam 7 ürünün besin içeriğiyle karşılaştırılmıştır. Besin değeri karşılaştırılan yiyeceklerin (genellikle domatesin ve lahananın en çok besinsel değere sahip oldukları düşünülmesine rağmen) hemen hepsinden daha yüksek düzeydedir. Protein içeriği bakımından polen 2. sırada olup, tavuk etinden sonra yer almaktadır.  

Araştırmacılar arı poleninin, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, X ışınlarına karşı dirençli kıldığını, antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahip olduğunu, özellikle ciddi hastalıklara neden olan Escherichia coli ve Proteus mikroorganizmalarına karşı belirli bir antibiotik özelliğinin varlığını saptamışlardır.

Ayrıca vücudu gençleştirip, organları ve bezleri uyararak, yaşama direncini yükseltir ve yaşam süresini uzatır. Polenin sürekli olarak alınabilir olması, göze çarpar bir enerji artışına neden olur. Polen, dünya atletleri arasında favori bir besin maddesi olarak tüketilmektedir.

Polenin başlıca kullanım alanı bir besin maddesi olarak değerlendirilmesidir. Evcil hayvanların ve laboratuvar böceklerinin yemlerine eklenen polenin büyüme hızını artırdığı, sindirimi kolaylaştırdığı ve daha sağlıklı bir görünüm kazandırdığı ifade edilmiştir.

Polenin Toplanması, İşlenmesi ve Depolanması

yaş polen
Polenin taze olarak tüketilmesi en çok tercih edilen yöntemdir. Bunun için derin dondurucuda muhafaza edilmesi gerekmektedir.

Polenin içerik araştırması yapıldığında bulunan besin değerleri aşağıda listelenmiştir:

 

 

polebesin

ARI POLENİ ve ARI EKMEĞİ

  • Taze polen tüketin
  • Polen demir, kalsium ve magnezyum açısından zengindir.
  • C26 tipi kolon kanserinde polen koruyucu ve tedavi edici olarak etkisi saptanmıştır. Sürekli polen yiyen insanların kanser olma ihtimali çok düşük.
  • Mineral eksikliği olan insanlar polen kullanmalıdır.

Polenin içindeki elementler:

potasyum: hücrelerdeki toksinleri dışarı aymak için kullanılır

fosfor

magnezyum

kalsiyum

çinko,demir,manganez,bakır,selenyum

  • Dondurulmuş taze Polen ve arı ekmeğinin protein oranı %20-26 iken

Hazmedebilme dereceleri: polen: %63 Arı ekmeği:%79

Yapılan araştırmanın sonucu: Arı ürünleri tüketimi genç kalma süresini uzatır.

ARI POLENİ FİYATI

Genellikle arı poleni kurutulmuş olarak marketlerde bulunur. Ancak taza polen tüketimi daha çok tercih edilmelidir. Polen fiyatları değişkenlik gösterse de genellikle bir kavanoz bal ile bir kavanoz polen hemen hemen aynı fiyata satılmaktadır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (10 Değerlendirme)
Loading...

BALIN İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNE ETKİSİ

Antimikrobiyal Etki
Balın antimikrobiyal etkisinin, düşük su aktivitesi ve yüksek asitlik değerlerine sahip olmasının yanı sıra hidrojen peroksit, flavonoid ve fenolik asit gibi bileşikleri
de yapısında bulundurmasından kaynaklandığı bildirilmektedir. Bu özellikleri sayesinde bal, insanlardahastalık oluşturan patojen bakterilerin gelişimini inhibeedici bir ortam oluşturmaktadır.
Literatürde balın yalnızca bakterilere karşı değil aynı zamanda virüs, mantar ve parazitlere karşı da inhibe edici özelliklerini bildiren çalışmalar bulunmaktadır. Bu amaçla yapılan bir çalışmada hidatik kiste (ekinokokkoz) sebep olan Ecinococccus granulosus parazitine
uygulanan %10’luk bal konsantrasyonun üçüncü dakikadan itibaren öldürücü etki gösterdiği tespit edilmiştir.

kaynak: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/293797

 

Balın faydaları nelerdir ?

Kahvaltıların vazgeçilmezlerinden olan bal kalori ve protein deposudur. Özellikle çocukların tüketmesi gereken besinlerden biridir.

Bal binlerce yıldır sağlık sorunlarından dinsel törenlere kadar pek çok alanda kullanılmaktadır. Tarih boyunca cilt üzerindeki yaraların daha çabuk iyileşmesi için kullanılan bal Eski Mısır’da Tanrılara sunulan adaklar arasında yer alıyormuş. Günümüzde ise balın antioksidan etkisi, anti bakteriyel olması ve iltihabı önlemesi pek çok hastalığın tedavisine yardımcı olarak önerilen gıdalar arasında yer almasını sağlıyor. Ancak balı herkese tavsiye etmek ve “bol bol yiyin” demek doğru değil çünkü bal yüksek oranda şeker içeriyor

İşte balın faydaları:
Devamını oku...

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (12 Değerlendirme)
Loading...

bal_cesit

Bal

Günlük beslenmemizin en önemli gıdalarından birisi olan bal hem önemli bir besin maddesidir hem de şifa kaynağıdır. Bal, bitkilerin nektarının ya da canlı kısımlarının salgılarının veya canlı kısımlarının üzerinde beslenen bazı böceklerin salgılarının, bal arıları tarafından toplanarak, kendine özgü özellikli maddelerle karıştırılıp, , olgunlaşması için peteğe bırakılan, doğal tatlı bir maddedir. Arıların yararlandığı bitki kaynağına göre bal, salgı balı ve çiçek balı olmak üzere ikiye ayrılır. Balın kimyasal kompozisyonu bitki kaynağına bağlıdır ve bu nedenle nektar ve salgı ballarının içeriği birbirinden farklıdır.
Devamını oku...